Bir Otizmlinin Gözü ile Otizm Nedir? | Kalıpsız Düşünüş, muhakemat, hızlı algılama, otizm, dehb gibi alanlarda uygulamalar | Beyin ve zeka altyapısını güçlendirerek hızlı öğrenme, hızlı algılama, otizm, dikkat eksikliği ve odaklanamama sorununu aşan uygulamalar geliştirir.

Bir Otizmlinin Gözü ile Otizm Nedir?

Şuan Buradasınız:Ana Sayfa \ Haberler-Duyurular \ Bir Otizmlinin Gözü ile Otizm Nedir?

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü - Yüksek Yapılı Zekalar
2 Nisan, tüm dünyada otizm konusunda farkındalık yaratarak otizmden kaynaklanan sorunlara çözümler yaratmak amacıyla, 2008 yılında Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan edildi. Ülkemizde de her geçen gün artan farkındalıkla birlikte bu alanda yapılan çalışmalar bilinçlenmeye yardımcı oluyor. 

Yüksek Yapılı Zekalar ailesi olarak Otizmin farkındayız ve bu alanda Harvard Üniversitesi ve Cambridge Üniversitesi ile yaptığımız çalışmalarla gereken tüm desteği vermeye hazırız.

Bugüne özel, bir Asperger Sendromlu bireyimizin sizlere ulaşması için kaleme aldığı yazıyı paylaşmak istedik.

Bir Otizmlinin Gözü ile Otizm Nedir?


Bu soruyu bir profesyonele sorduğunuzda size “Otizm, üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır.” Benzeri bir cevap verecektir. Oysa Otizm bundan çok daha derin ve karmaşıktır.


İşitme, koku alma, tat alma gibi duyularınızın kat be kat yükseltildiğini ve sizi anlamayan, sizin de onları anlayamadığınız insanların olduğu bir gezegende olduğunuzu var sayalım. Bu insanlar sizden onların duyu ve duygularına göre ayarlanmış, tasarlanmış bir sistemde yaşamanızı istiyor ve zaman zaman sizi bunun için zorluyorlar. Sizse bilmediğiniz yüz ve vücut hareketlerini anlamaya çabalarken, bilmediğiniz bir dilde (mecazlar, soyutlar, atasözleri…vb.) size söylenen kelimeleri kaçırıyorsunuz. İnsanlar sizin “doğal” tepkilerinizi (gaz çıkarmak, cinsel tatmin…vb.) yüzyıllar önce sınırlandırmış olduklarından sizi “katlanılmaz” buluyorlar.


Kendi tekrarlanan düşünce ve hareketlerinizde huzuru arıyorsunuz. Diğer insanların aksine hep aynı hareket aynı sonucu doğurur mantığı ana mantığınız ve değişen her şey bu yabancı “gezegen”de sizi biraz daha korkutuyor. Oysa her şeyin tek bir nedeni ve sonucu olsa ne basit ve anlaşılır olurdu değil mi? Bu huzuru nasıl ve neden tekrarlarda bulduğunuzu anlatamamak sizi sinirlendiriyor. O zaman verdiğiniz tepkiniz de basit “kaç ya da saldır”. İnsanlığın temelinde olan bu seçimi iç güdüsel olarak her yaptığınızda ise yalnız kalıyorsunuz.


Yalnızsınız. Kat be kat algıladığınız ses, koku ve tat duygularıyla yalnız. Okuyamadığınız yüz mimikleri ve anlayamadığınız kelimelerle, kendi “dünyanızda” yalnız. En yakınınıza bile olan sevginizi göstermek veya o sevgiyi hissetmekte “yetersiz”.


Bir de diğer yönden bakalım… Otizm adı verilen bu kozanın içinde bir veya birkaç konuda üstün detaycılık ve hafızalama sayesinde bir “süper” insan sayılabilirsiniz. Matematik, müzik, resim vb bir konuda bir deha olabilirsiniz. İşte o an tek ihtiyacınız o kozadaki minik yarığı bulup yardım edecek bir eldir. Böylece kozanızdan bir kelebek gibi çıkabilir ve insanlara “süper” yönünüzü gösterebilirsiniz.


Peki bu elin özellikleri neler olmalı ? Anlayışlı, sakin ve SABIRLI SABIRLI SABIRLI. Evet, sabır bu kozayı aralayan en önemli güç. O el size uzandığında artık o yabancı gezegenin ufak ama farklı bir parçası oluyorsunuz. Siz o gezegende “var” oluyorsunuz. Einstein gibi, Mozart gibi, Leonardo da Vinci gibi. Tüm bu OTİZMliler gibi.


Bugün buraya bu yazıyı yazabilmemi sağlayan ellerin hepsine teşekkür borçluyum. Aileme beni “koşulsuz” sevdikleri için, toplamda 3 tane olan arkadaşlarıma kozaya değil bana baktıkları için, bana iş veren patronuma kozayı aşmaya çalışıp elini uzattığı ve ne zaman o kozaya sığınmam gerekse izin verdiği için ve otizmliler adına gerçekten savaşanlara yani derdi para, ün vb olmayıp o kozalardan güzel kelebekler çıkarmak isteyenlere teşekkür ederim.


Max Horowitz'in dediği gibi; “Yüzümün gülümsemiyor olması, beynimin gülümsemediği anlamına gelmez.” Hepinize beynimden ve kalbimden sonsuz gülücükler.

Menü





















| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6